Kimdir ?

* 12 Haziran 1979’da Ankara’da doğdum.
Dört kişilik memur bir ailenin çocuğuyum.
Rahmetli babam çok eğlenceli adamdı, neşemi ondan aldım.
* Müjdat Gezen Sanat Merkezi‘ni kazandım. Sonra atıldım ve çalışmaya başladım.
* Para kazanmaya başlayınca, hayatta kendimden daha değerli iki varlık, annem ve erkek kardeşimi yanıma aldırdım
Hayattaki tek amacım onları korumak.
* Dizinin kastı oluşurken rolü için uygun kimseyi bulamamışlar.
Orada çalışan arkadaşım Jale beni tavsiye etmiş. Görüşmeye gittim, saçlarımı sarıya boyatıp boyatamayacağımı sordular.
Vee 31 Aralık 2003’te rolün bana verildiğini söylendi. Benim için tam bir yılbaşı hediyesi oldu yani.
* Selin’le benzer taraflarımız hiç yok. O çok kokoş, ben daha spor bir kızım; jean, tişört, spor ayakkabı ya da terlikle gezerim.
Topuklu ayakkabılara, süslü kadınlara özeniyorum ama öyle rahat olamıyorum. Bana göre Selin çok sıradan…

Kendi Ağzından Hayatı
Hayatım Türk filmi gibi: Evrim Akın
Henüz 17 yaşındayken yaptığı ve sadece altı ay süren evliliği onu bir an olsun hayallerinden vaz geçiremedi.
Herşey bitmişti. Dünya bir daha sonsuza kadar dönüşü olmayacak şekilde durmuştu…” Evrim Akın (21) hayatında dönüm noktası olan çok sevdiği babasının ölümünü anlatırken bu sözleri kullanıyor ve gözleri doluyor. Beş yıl kadar önce, henüz 16 yaşında bir öğrenciyken dünyası alt üst oldu. ” Benim için, örnek aldığım kişi yok olmuştu. Büyük bir boşluktu, bugün bile hala babamı çok özlüyorum.” diye sessizce hatırlıyor kötü günlerini. Bu genç kızın ne denli güçlü olduğunu başarısı da kanıtlıyor zaten. Henüz 21 yaşında TRT 1’de her Çarşamba saat 21.30’da yayınlanan Nisan Yağmurları adlı dizinin sevilen karakteri ve en başarılı oyuncularından biri olmaya aday. Evrim, televizyon dizisinde canlandırdığı karakterde çekingen köylü kızı Kiraz’ın kül kedisi misali yükselişini iyi bir oyunculukla sergiliyor. Belki de kendi hayatının da köylü kızı Kiraz’ınkinden çok farklı olmayışı oyunculuktaki başarısının gerçek sırrıdır.1980 yılında sıcak bir Haziran gününde Ankara’da doğan Evrim Akın memur bir anneyle (Elif Akın) subay bir babanın ( Mustafa Süngü Akın) ilk çocukları. Evrim, kendisinden dört yaş küçük olan kardeşi Selçuk ile hep beraber büyümüş ona bir nevi ikinci annelik yapmış.
Oyunculuk herşeyden önemli
“Bir evcilik oyunu olarak gördüğüm yanlış bir evlilik yaşadım. Kocamın kıskançlığı yüzünden altı ay evde hapis yaşarken bile, hep oyunculukta bir yerlere geleceğimi hayal ettim durdum.” Henüz 17 yaşındayken yaptığı ve sadece altı ay süren evliliğini şimdi böyle anlatıyor. 1997 yılında babasını kaybetmesinin sıkıntılarıyla boğuşurken bu evlilik ona bir an için bir çözüm gibi gelmiş, oysa yanıldığını anlaması hiç uzun sürmemiş.Akademide hocası olan bir gence aşık olan Evrim onunla evlendiğinde bambaşka bir insanla karşılaşıyor. Onu hep kıskanıyor ve insanlarla ilişkilerini kesiyor. Hatta kocası onu eve kilitleyerek işe gidiyor. Ama Evrim mutfakta zaman geçirmek için oyalanırken, televizyonun karşısında filmleri izlerken bile hep bir gün kendi filmlerini izlemeyi hayal ediyordu. Artık oyunculuk onun hayatında ekmek ve su kadar önemliydi.
Hayata sitem ediyor
Küçük yaşlarda baleye başlayan Evrim daha ilk okulda bir inşaatta düşerek ayağını incitiyor, bu da baleye veda etmesine neden oluyor. “Ne zaman bir dans ya da bale gösterisi izlesem oradaki dansçıları çok kıskanıyorum. Onların yerinde olabilmeyi çok isterdim” diyerek hala içinde yarım kalan bale özlemini dile getirmeden edemiyor. Daha sonra babasının işinden dolayı İzmir’e yerleşiyorlar. Konak Belediyesi’nin tiyatro okulunda sahnelere ilk adımı atıyor.
Liseyi bitirdikten sonra konservatuar eğitimi almak için 1996 yılında İstanbul’a dayısının yanına geliyor. Müzdat Gezen Sanat Okuluna kayıt olup bir süre burada eğitim gördükten sonra babasının ölümüyle okulunu yarıda bırakıyor. Ama bu yine de oyunculuğa veda etmesine neden olamıyor. İki yıl İbrahim Tatlıses ile çalışan Evrim İbo Show’da ve İmparator dizilerinde oynadı. Aynı zamanda İbrahim Tatlıses’in özel asistanlığını üstlendi. “İbrahim Bey’e halen çok şey borçluyum ama benim hayalim oyuncu olmak, onunla beraber çalışmam ise bunugerçekleştirmemi engelliyordu” diyor. “Nedense bazı şeyler hep benim aksime gelişti, hayatımda yaptıklarım yanlış anlaşıldı, yapmak istediklerim için ilerleyişlerim hep nankörlük sayıldı. Bana yapılan iyilikleri unutmasam da insanlar beni unutuyor.” diye sitem ediyor.Hayatında sıkı sıkıya sarıldığı ailesi onun için çok önemli. Annesi Elif Hanım (45) ve erkek kardeşi Selçuk’la (17) beraber yaşıyorlar. Evrim ailesine çok bağlı. Hayattaki en büyük hazine olarak onları görüyor. Annesi emekli bir memur Elif Hanıma Evrim’i sorduğumuzda ” Babamızdan sonra evin direği o oldu. Benim için övünebileceğim bir dost ve arkadaş” diyor. Kardeşi Selçuk Beşiktaş Lisesinde son sınıf öğrencisi. Aynı zamanda da lisanslı olarak futbol oynuyor. “Benim için Selçuk denildi mi akan sular durur. Onu çok severim belki de bana babamın en kıymetli hatırası olduğu için kutsal da diyebilirim.”

Hakkında Bilinmeyenler


Evrim Akın Jim Morrison fanatiğiymiş hatta aşıkmış ona..şu anda Skin,Faithless,Senem Deyici,Keith Jarrett,Pink Martini dinliyormuş..
internetle arası fena değilmiş..internette,mümkün mertebe maillerine bakarmış.eşki sözlüğe bakarmış,çok eğleniyormuş burada…msn kullanıyormuş..msn ‘de arkadaşlarıyla konuşuyormuş ama tanımadıklarını eklememeye çalışıyormuş..
kendisini sette ata demirer ve engin günaydın güldürüyormuş..
evrim akın erken evlilik yapmış ve kısa sürede bitmiş..
evinin rahatlığını çok seviyor ve evden dışarı pek çıkmıyormuş..
evrim akın ile nehir erdoğan çok sıkı bir arkadaşmış..kankiler sık sık evde makarna partisi düzenliyorlarmış…

Evrim Akın En güzel fotoğrafları

Evrim Akın

Evrim Akın