Konuya bak bir de konu başlığına neresinden tutarsan tut elinde kalır. Ama masa tarafından bakarsan elinde kalmaz eline verir. Masaya bakıyorum bugün pek bi yarım derdi var gibi… Bi derdi var besbelli bir kanadı eksik hani eksik olmasa tam açılacak böyle de açılıyor ama sözüm ona tam değil. Yarım bir tarafı. Sonra diyorum ki ulan masa bir şekilde derdinin teşhisi basit. Bütün olay menteşeler de. Hani o menteşeler de akıllı vida olsa tamam senin iş. O yarım kanadın evin odunluğunda üzerindeki toz ve örümcek ağlarından gayet memnun seni çoktan unutmuş bir şekilde duruyor. Monte ederiz kolay yani. Dört adet akıllı vidaya ve bir tornavidaya bakar iş.

Benim olayım bambaşka be masa şimdi teşbih sanatını tam olarak icra edersem ne sarkan bir menteşe var kanadını kaybetmiş halinden anlaşılası. Ne bir kanadım var menteşesine hasret. Ne de akıllı, aklı selim bir vida! Ne kadar bana benziyorsun. Senin de dört ayağın var, ereksiyonu katarsak işin içine benimde üç ayağım var sayılır. Az kalmış odunlaşmaya 🙂 Bi dakka sen masasın ya kendine gel benimle böyle konulara girmen neden? Girme böyle konulara gel seninle ekolojik konuşalım. Senden ve atalarından bahsedelim. Şiir okuyalım birbirimize mesela;

Tohumlar fidana, fidanlar ağaca bahçıvan uşağa gömmeli yurdumda diye devam edelim, sonra hassiktir ordan o şiir öyle değildi lan diyelim basalım kahkahayı. Şakalaşabilelim yani espri kaldırabilelim alınmaca olmasın aramızda. Hüzünlenelim sonra bu ne sikim muhabbet haykırışları arasında yine içelim, sızalım uyuyalım. Üzerinde sızmayalı ne uzun zaman olmuş be masa… Şöyle uzansam üzerine yanağımı dayasam en verniksiz yerine öyle uyusam, salyalarım aksa üstüne, samimiyetsiz bir yapışkanlık he? ne dersin?

Bana bir masa anlat masa! içinde denizle balıklar, yağmurla kar olsun güneşle ay anlatırken tut elimi uykuya dalıp gitsem bile bırakip gitme sakın beni hadi uyuyalım masa ama yeter artık bokunu çıkarma! Bu bir düz yazı değilde bildiğin şiir olsa masa, mahlasımı tuborg diye kullansam beni yine sikler miydin masa? Yoksa ben seni neden siklemeyim diyerek kırıcı mı olurdun 🙁 Ağzını burnunu kırarım bokunu çıkarma masa, masalığını bil!

(İizzetinden bihaber altın gibi bir kalbi olan menteşesinden mütevellit kanadından yoksun bu masa için bence edebi bir başlık idi. )